Doğanın İntikamı Acı Olur: Dere Yatağına İmar İnadı Facia Getirdi!

Yıllardır yapılan tüm uyarılara, bilimsel raporlara ve geçmişteki acı tecrübelere rağmen, rant hırsıyla uygunsuz alanlara inşa edilen konutlar bir kez daha felaketin adresi oldu. "Bize bir şey olmaz" denilerek dere yataklarına, heyelan bölgelerine ve yumuşak zeminlere dikilen binalar, doğanın gücü karşısında kağıt gibi dağıldı.

Yıllardır yapılan tüm uyarılara, bilimsel raporlara ve geçmişteki acı tecrübelere rağmen, rant hırsıyla uygunsuz alanlara inşa edilen konutlar bir kez daha felaketin adresi oldu. "Bize bir şey olmaz" denilerek dere yataklarına, heyelan bölgelerine ve yumuşak zeminlere dikilen binalar, doğanın gücü karşısında kağıt gibi dağıldı.

18 Mart 2026 tarihinde yaşanan son gelişme, çarpık kentleşmenin ve yanlış imar politikalarının bedelini yine masum vatandaşın ödediğini gösterdi. Uygun olmayan zeminler üzerine, mühendislik harikasıymış gibi pazarlanan o lüks projeler, ilk ciddi doğa olayında yerle bir olarak sahiplerine mezar oldu.

Rant Hırsı Bilimin Önüne Geçti

Şehir plancılarının ve yer bilimcilerin "buraya çivi dahi çakılamaz" dediği dolgu alanları ve su havzaları, yerel yönetimlerin ve fırsatçı müteahhitlerin el birliğiyle imara açıldı. Manzara uğruna uçurum kenarlarına, kolay kazanç uğruna bataklık kurutularak üzerine inşa edilen yapılar; sadece betonun değil, vicdanın da çöktüğünü kanıtladı.

"Dere Yatağı Yatağını Unutmaz"

Atalarımızın yüzyıllar öncesinden verdiği bu ders, modern çağın "betonperest" anlayışı tarafından görmezden gelindi. Islah edildiği iddia edilen nehir yatakları, aşırı yağışlar sonrası özgürlüğünü ilan edince; üzerinde yükselen çok katlı binalar çaresiz kaldı. Uygun olmayan yere ev yapmak, sadece bir mühendislik hatası değil, bile bile lades demektir.

Tankutalp Altunsoy’un Analizi:

"Doğayla inatlaşmanın kazananı hiçbir zaman insan olmamıştır. Biz ne zaman ki toprağı bir yaşam alanı değil de sadece 'arsa' olarak görmeye başladık, işte o zaman bu felaketleri davet ettik. Dere yatağına ev yapan, sadece kendi canını değil, o bölgedeki ekosistemi ve komşusunun hakkını da tehlikeye atar. Bu cinayete imza atan her yetkili ve bu binaları yapan her zihniyet, bu yıkımın asli sorumlusudur. Artık betona değil, toprağın sesine kulak verme vaktidir."


#İmarAffı #DereYatağı #ÇarpıkKentleşme #DepremGerçeği #DoğaFelaketi #MühendislikHataları #HalkSağlığı #Gündem

Benzer Videolar