BİR LOKMA HARAMLA ORUÇ BOZULURKEN, MİLYONLARIN HAKKINI YEMEK DİNİ BOZMUYOR MU?(kutsal meslekler, kirli hesaplar…)
Konya’da usulsüz reçete yazarak kamuyu soyan 9 doktor hakkında istenen 31’er yıl hapis cezası, aslında sadece bir "reçete yolsuzluğu" değil; bir toplumun, bir neslin ve bir ahlakın iflasıdır. Beyaz önlüğünden polis üniformasına, savcı cübbesinden bürokrat koltuğuna kadar sızan bu çürüme karşısında sormak zorundayız: Biz ne ara bu kadar bozulduk?
Konya’da usulsüz reçete yazarak kamuyu soyan 9 doktor hakkında istenen 31’er yıl hapis cezası, aslında sadece bir "reçete yolsuzluğu" değil; bir toplumun, bir neslin ve bir ahlakın iflasıdır. Beyaz önlüğünden polis üniformasına, savcı cübbesinden bürokrat koltuğuna kadar sızan bu çürüme karşısında sormak zorundayız: Biz ne ara bu kadar bozulduk?
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 2015-2020 yılları arasında hastaları muayene dahi etmeden, eczanelerle iş birliği yaparak usulsüz reçeteler düzenleyen 9 doktor hakkında 31’ er yıl 6’ şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. İlaçların hastalar tarafından alınmadığı, devletin kasasının sistemli bir şekilde boşaltıldığı iddianame ile tescillendi. Ancak bu olay, buzdağının sadece bir parçasıdır.
Kutsal Meslekler, Kirli Hesaplar
Doktorluk şifadır, polislik güvendir, savcılık adalettir... Peki, ne ara bu kutsal mesleklerin sahipleri uyuşturucu ticaretiyle, kaçak kazıyla, tarihi eser kaçakçılığıyla anılır oldu? Şantiyelerin tozundan gelip şehirleri inşa eden mühendislerin emeğine göz dikenler, asker üniforması giyip uyuşturucu sevkiyatına koruma kalkanı olanlar, adaleti sağlamakla görevli olup rüşvet masalarında dosya kapatanlar... Bu toplumsal çürümüşlük, 9 doktorun reçete sahtekarlığından çok daha derin bir yaradır.
Hani Dindar Nesil Yetişecekti?
Yirmi yıldır "dindar nesil yetiştiriyoruz" sloganlarıyla yola çıkıldı. Ancak bugün geldiğimiz noktada; dindarlık sadece şekilde kalırken, ahlak ve vicdan bu topraklardan göç edip gitti. Sokaklarda faiz, rüşvet ve usulsüzlük adeta normalleşmiş birer ticari zeka(!) olarak görülüyor. Bürokrat koltuklarında oturanların ahlaksızlıkları, hemşire ve doktorların terör seviciliği yapacak kadar vicdanlarını karartmaları, "nesil" yetiştirme projesinin nerede hata yaptığını sorgulatmıyor mu?
Bir Lokma ile Bozulmayan Oruç, Milyonlarla Nasıl Sağlam Kalır?
Ramazan ayında, bir yudum suyun, bir lokma ekmeğin boğazdan geçmesiyle orucun bozulacağından endişe eden bizler; nasıl oluyor da milyonlarca tüyü bitmemiş yetimin hakkını, kamu malını yerken "dinimizden" endişe etmiyoruz? Soruyoruz: Bir lokma ekmekle bozulan oruç, milyonlarca liralık kamu zararıyla, rüşvetle, kul hakkıyla bozulmuyor mu? Yoksa dinimiz sadece şekilsel ibadetlere mi hapsedildi?
Çürüme Her Yerde: Asker, Polis, Savcı...
Milletin canını, malını ve tarihini emanet ettiği isimlerin; dağda kaçak kazı yaparken yakalanması, tarihi eser kaçakçılığına aracılık etmesi, üniformaların uyuşturucu ticaretine alet edilmesi bu milletin sinesine saplanmış en ağır hançerdir. "Beyaz önlük" sahtekarlığa, "polis rozeti" rüşvete, "savcı cübbesi" güç odaklarına teslim olmuşsa; orada ne adaletten ne de can güvenliğinden bahsedilebilir.
Sonuç: Ne Zaman Aynaya Bakacağız?
Konya'daki bu doktor davası bir milattır. Eğer 31 yıl hapis istemi sadece kağıt üzerinde kalır, "etkin pişmanlık" adı altında bu haramzadeler kurtarılırsa, bu çürüme durdurulamaz. Toplum olarak aynaya bakma vaktimiz geldi de geçiyor. Ahlakın olmadığı yerde din, dürüstlüğün olmadığı yerde devlet, adaletin olmadığı yerde ise insanlık olmaz.
TANKUTALP ALTUNSOY’UN NOTU: REÇETEYİ VİCDANINIZA YAZIN!
Kıymetli okurlarım; bu haber aslında bir "asayiş" haberi değil, bir "utanç" vesikasıdır. 9 doktorun yediği kul hakkını yazarken kalemimiz titriyor ama onların vicdanları titremiyor. Konya Objektif Gazetesi olarak haykırıyoruz: Sizin dindarlığınız, sizin nesil yetiştirme davanız rüşvet çarklarında mı öğütüldü? Bir lokma haramla oruç bozulur arkadaşlar; hem de öyle bir bozulur ki, o orucu ne kefaret ne de ömürlük ibadet kurtarabilir. Devletin kasasını "yağma hasan’ın böreği" gibi gören her kim varsa, unvanına bakılmaksızın en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Aksi halde bu şehirde ve bu ülkede kimsenin kimseye güveni kalmayacaktır!
''DİP NOT: Yazdığımız bu mesleklerle ve bu mesleği hakkıyla yapan insanlarla meselemiz yok, hiç olmayacakta. Anlatmak istediğimiz bu kutsal mesleklerde ki, anlattığımız kriminal işlere bulaşan alçaklardır...
Liyakat esaslı görevlendirmeler ve suçlunun cezasını bulacağı adalet sistemi ile bu işlerin çözülebileceğine inancım tamdır.''
GAZETECİ YAZAR TANKUTALP ALTUNSOY HABERİDİR...
#Konya #yolsuzluk #doktor #usulsüzreçete #ahlak #yozlaşma #rüşvet #kulhakkı #dindarnesil #adalet #polis #savcı #objektif #tankutalpaltonsoy