15 Ekim 2025 Çarşamba
''TOPLUMA SAYGILI OLMAK'' Abdurrahman Berkcan yazdı.
''MİLLETİN EFENDİSİ'' Av. Ahmet Tamer yazdı.
''Çiftçinin hali'' Veteriner Hekim Ali Köker yazdı.
''Gençler mutsuz!'' Ayşe BOYACI Yazdı.
''KUL HAKKI MI ? DEDİNİZ...'' Ayşe Yavuz Yazdı.
''Kripto Para Borsası Neden Çöküyor, Kripto Para Neden Düştü, Kripto Borsası Bilinmeyenler''
Tankutalp Altunsoy: “Eurovision’un Siyasi Krizi, Bu Etkinliğin Ne Kadar Gereksiz Olduğunun Kanıtıdır!”
[Objektif Gazetesi – Tankutalp Altunsoy ile Özel Röportaj]
Eurovision Şarkı Yarışması’nın, İsrail’in Gazze’deki saldırıları nedeniyle uluslararası bir siyasi krizin odağı haline gelmesi, bir kez daha bu etkinliğin amacının ne olduğunu sorgulatıyor. Yarışmanın ev sahibi Avusturya’nın, “İsrail olmazsa ev sahipliği yapmayız” resti çekmesi, İspanya, İrlanda, İzlanda, Hollanda, Slovenya ve Belçika gibi ülkelerin ise boykot tehdidinde bulunmasıyla patlak veren krizi, Objektif Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve deneyimli Gazeteci Yazar Tankutalp Altunsoy ile masaya yatırdık.
Sayın Altunsoy, Eurovision’da yaşanan bu diplomatik gerilimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Bakın, bu kriz, Eurovision’un yıllardır süregelen makyajının döküldüğü andır. ‘Müzik birleştirir’ gibi o cafcaflı sloganların arkasına saklanan bu etkinlik, aslında hiçbir zaman apolitik olmadı. Her oylama, her sahne performansı, ülkelerin birbirine gönderdiği diplomatik bir mesajdı. Ama şimdi, olaylar o kadar büyüdü ki, artık bu ‘şarkı yarışması’ kisvesi altında gizlenemiyorlar. Bu durum, Eurovision gibi bir etkinliğin ne kadar gereksiz ve işlevsiz hale geldiğinin en net kanıtıdır!“
Kimi ülkeler boykot tehdidi savururken, ev sahibi Avusturya ve Almanya’nın tutumu oldukça sert. Bu siyasi cepheleşme, yarışmanın geleceğini nasıl etkiler?
“Bu cepheleşme, müzik dediğimiz evrensel dili tamamen siyasi bir pazar yerine çevirdi. Avusturya Başbakanı’nın ‘İsrail yoksa biz de yokuz’ demesi, Almanya’nın aynı çizgide yer alması; bu ülkelerin, sözde bir müzik etkinliğinde bile siyasi çıkarlarını ve pozisyonlarını önceliklendirdiğini gösteriyor. Diğer taraftan boykot tehdidi savuran ülkeler de aslında ‘bizim siyasi duruşumuz bu şarkılardan daha önemlidir’ mesajını veriyor. İşin trajikomik yanı, Avrupa Yayın Birliği (EBU), Orta Doğu’daki gelişmeleri bahane ederek oylama tarihini ertelemek zorunda kalıyor. Koskoca bir kıtanın ‘şarkı yarışması’, dünya siyasetinin gölgesinde erteleniyor. Bu, başlı başına bir fiyaskodur!“
Yarışmanın finansal destekçileri olan ‘büyük beşli’nin belirleyici rolü ne olacak?
“Büyük beşli’nin gücü, sadece finansal destekten gelmiyor; onlar aynı zamanda Avrupa’nın siyasi ağırlık merkezidir. Bu krizde alacakları tutum, yarışmanın kaderini belirleyecek. Ancak burada bir gerçeği daha görmemiz lazım: Bu kadar siyasi bir fırtınanın ortasında, milyonlarca Euro harcanarak yapılan bu şatafatlı etkinlik, gerçekten toplum için, kültür için ne gibi bir değer üretiyor? Dünya, Gazze’deki insani krizle çalkalanırken, bizim hala Eurovision’un yapılıp yapılmayacağını konuşuyor olmamız, modern dünyanın önceliklendirme sorununu ve bu tür etkinliklerin ne denli gereksiz birer dikkat dağıtıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Müzik adına yapıldığı iddia edilen bu uluslararası karmaşanın sonu, sadece büyük bir hayal kırıklığı olacaktır.”
#EurovisionKrizi #Eurovision #İsrailBoykot #AvusturyaResti #GazzeSaldırıları #SiyasiKriz #EvSahibiÜlke #BoykotTehdidi #EBU #AvrupaYayınBirliği #TankutalpAltunsoy #ObjektifGazetesi #GazeteciYazar #GereksizEtkinlik #EurovisionEleştirisi #DiplomatikKriz #İspanya #İrlanda #İzlanda #Hollanda #Slovenya #Belçika #Almanya #ChristianStocker #FriedrichMerz #OylamaErteleme #BüyükBeşli #Viyana2026 #SiyasiCepheleşme #MüzikveSiyaset #UluslararasıGerilim #ObjektifGazetecilik #FinansalDestek #YuvalRaphael #SiyasiPazar #KültürelDeğer #İşlevsizEtkinlik #Gündem #SiyasiGündem
Merve Çalışkan Haberidir…
BBC, efsanevi sanatçı David Bowie’nin kariyerinde radikal bir kırılma noktası olan Berlin yıllarını konu alan yeni bir belgesel hazırlıyor. İsminin “Bowie In Berlin” olması beklenen 90 dakikalık yapım, 2026 sonbaharında BBC Two ve BBC iPlayer üzerinden yayınlanacak. Yayın tarihi henüz netleşmedi.
Belgesel, Bowie’nin 1976’da Berlin’e taşınarak hem uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu hem de sanat kariyerini yeniden şekillendirdiği döneme odaklanıyor. Bu dönemde ürettiği “Low”, “Heroes” ve “Lodger” albümleri, müzik tarihinde Berlin Üçlemesi olarak anılıyor.
Yönetmenliğini daha önceki başarılı Bowie belgesellerini de yöneten Francis Whately, yapımcılığını ise ünlü belgeselci Louis Theroux üstleniyor. Theroux, bu projeyi “rüya gibi” olarak tanımlıyor ve Berlin döneminin Bowie’nin maskesiz, en içten haline ulaşmasına tanıklık ettiğini vurguluyor.
Belgeselde, Bowie’nin Berlin’deki yıllarında hayatında etkili olmuş dört kadınla yapılan özel röportajlara da yer veriliyor:
Clare Shenstone, Romy Haag, Sarah-Rena Hine ve Sydne Rome. BBC, bu kadınların Bowie’ye farklı bakış açıları kazandırarak onun sahne personası “David Bowie” yerine kendi kimliğiyle, yani David Robert Jones olarak yeniden doğmasına katkı sunduğunu belirtiyor.
Ayrıca Bowie’nin, Iggy Pop ile olan yakın ilişkisi ve Pop’un “The Idiot” ile “Lust For Life” albümlerine yaptığı katkılar da belgeselde detaylı şekilde ele alınacak.
Bowie’nin kültürel mirası 2025 Eylül’ünde Londra’da açılan David Bowie Merkezi ile de yaşatılmaya devam ediyor. Bu merkezde 90.000’den fazla eser sergileniyor.
BU BİR MERVE ÇALIŞKAN HABERİDİR.
Ardahan’ın Posof ilçesinde yetiştirilen ve coğrafi işaret tesciline sahip olan içi dışı kırmızı elmada hasat dönemi başladı. Rengi ve sağlığa faydalarıyla dikkat çeken bu özel elma, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, mide ve karaciğer dostu olmasıyla biliniyor.
Bu yıl baharın geç gelmesi nedeniyle ürünlerde kırağı etkisi görüldü. Ancak bu durum, elmaların içlerinin tam anlamıyla kırmızıya dönmesini sağladı. Posoflu üreticiler, bu sezon ürün kalitesinden memnun.
Emekli öğretmen ve çiftçi Adnan Bozyiğit, elmanın sadece görüntüsüyle değil, sağlık açısından da büyük faydalar sunduğunu belirtti. Elmanın; öksürük, bronşit, karaciğer rahatsızlıkları, mide problemleri ve diş eti hastalıklarına iyi geldiği söylendi.
Ayrıca bu tür elmanın kabuğuyla birlikte tüketilmesi durumunda lif yönünden de zengin bir şifa kaynağı olduğu ifade ediliyor. Kırağıyla birlikte gelişen antioksidan yapısı, elmanın değerini daha da artırıyor.
BU BİR MERVE ÇALIŞKAN HABERİDİR.
Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Fatih Mahallesi’nde korku dolu anlar yaşandı. Yol kenarındaki bir tekel bayisinin önünde bekleyen Orhan Erdem, husumetli olduğu iddia edilen Mert K. tarafından pompalı tüfekle vuruldu.
Olay, 29 Eylül 2025 günü saat 12.10 sularında meydana geldi. Elinde pompalı tüfekle gelen Mert K., kısa bir konuşmanın ardından Erdem’e ateş açtı. Tüfekten çıkan saçmalar Erdem’in bacaklarına isabet etti.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Orhan Erdem, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis, saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.
BU BİR MERVE ÇALIŞKAN HABERİDİR.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi’ndeki bir devlet ilkokulunda, birinci sınıfa yeni başlayan öğrencilerin oturduğu eski sıra ve masaların yenilenmesi için velilerden kişi başı 2 bin 250 TL talep edilmesi tepkiye yol açtı.
Okul yönetimi, velilerin talebi doğrultusunda sıraların ve masaların yenilenebileceğini belirtti. Sınıf sorumlusu tarafından kurulan mesajlaşma grubunda ise velilere bu yenilemenin kişi başı 2 bin 250 TL ücret karşılığında yapılabileceği duyuruldu.

Grup içinde açılan ankette 23 veli “hayır” derken, yalnızca 7 veli bu ücrete onay verdi. Veliler, öğrencilerin kullandığı sıra ve masaların okulun demirbaşları olduğunu ve bu tür ihtiyaçların devlet tarafından karşılanması gerektiğini savunarak uygulamaya tepki gösterdi.
Birçok veli, “Demirbaşlar veliyi ilgilendirmez” diyerek talep edilen ücretin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yaşanan bu kriz, devlet okullarında eğitimin ücretsiz olması gerekliliği ve devletin okul ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
BU BİR MERVE ÇALIŞKAN HABERİDİR.