Bugün bu satırları sadece bir gazeteci olarak değil, bu vatanın evladı, toplumun dertleriyle dertlenen bir nefer olarak kaleme alıyorum. Doğrudan devletimizin zirvesine, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir “beka önerisi” ve bir “vicdan çağrısı” sunuyorum. Ülkemizin üzerine karabasan gibi çöken, gençlerimizi zehirleyen ve aile yapımızı temelinden sarsan uyuşturucu illeti, artık sadece sokaklardaki torbacıların değil, devletin en derin hücrelerine kadar sızma potansiyeli taşıyan bir güvenlik sorunudur.
Neredeyse her ailede, her mahallede bu zehrin pençesine düşmüş bir dramla karşılaşıyoruz. Sokaktaki mücadele emniyet güçlerimizce canla başla sürdürülüyor; ancak arınma önce “evden”, yani devletin kendi çatısı altından başlamalıdır.
Önerim net ve tavizsizdir: Kamuda görev yapan her bir birey; statüsü, rütbesi veya makamı ne olursa olsun, yılda en az bir kez zorunlu uyuşturucu testine tabi tutulmalıdır. Bu testler, herhangi bir şaibeye veya “tanıdık” iltimasına yer bırakmayacak şekilde, devletin bizzat belirleyeceği, tam teşekküllü ve özel denetimli birimlerde gerçekleştirilmelidir.
Bu tarama sadece alt kademe memurları kapsamamalıdır. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM’deki Milletvekillerinden, mülki idare amirlerine; geleceğimizi emanet ettiğimiz Öğretmenlerden, asayişin teminatı olan Güvenlik Güçlerine; işçisinden müdürüne kadar kamu personeli olan herkes bu teste girmelidir. Devletin ekmeğini yiyen, devletin imzasını atan kişinin zihni berrak, ruhu temiz, bedeni bu zehirden arınmış olmalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanım, bu bir cadı avı değil, bir kurtarma operasyonudur. İlk aşamada, kamu personelinden bu batağa bir şekilde düşmüş olanlara “devlet baba” şefkatiyle bir defaya mahsus bir hak tanınmalıdır. Pişman olan, bırakmak isteyen personel affedilmeli, ancak devletin gözetiminde rehabilitasyon sürecine alınarak takip edilmelidir. Bırakan ve temiz kalan, bu milletin hizmetinde kalmaya devam etmelidir.
Ancak… Bu şefkat elini itenler, bu zehirden vazgeçmeyenler ve en acısı, bu işin ticaretine veya aracılığına bulaşanlar için “demir yumruk” devreye girmelidir. Devletin içine sızıp zehir tacirliği yapanların gözünün yaşına bakılmamalı, en az 10 yıl hapis cezası ile bu ihanetin bedelini ödemelidirler. Kamu vicdanı ancak bu şekilde huzur bulur.
Biz biliyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ailenin korunması ve gençliğin ihyası konusunda en hassas liderdir. ”öz güveni yüksek bir gençlik” idealini her fırsatta dile getiren Sayın Cumhurbaşkanımızın, uyuşturucuyla mücadeleyi devletin en üst kademesinden başlatacak bu öneriyi titizlikle inceleyeceğinden ve gereğini yapacağından en ufak bir şüphem yoktur.
Bu öneri, devletin bağışıklık sistemini güçlendirecek bir aşıdır. Bu çağrı, evladını uyuşturucuya kurban vermiş anaların feryadıdır. Bu yazı, devletine güvenmek isteyen milyonların sesidir. Gelin, devleti bu kirden tamamen arındıralım ki, sokaktaki mücadelemiz daha inandırıcı, daha güçlü ve daha kalıcı olsun.
Devlet, tertemiz bir nefesle geleceğe yürümelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda atacağı her adımın arkasında, aziz Türk milleti ve biz gazeteciler dimdik duracağız.
Gazeteci Yazar Tankutalp ALTUNSOY
GÜNDEM
4 saat önceGÜNDEM
10 saat önceGÜNDEM
10 saat önceGÜNDEM
2 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
4 gün önce
1
Bugün Günlerden Tiyatro. Çınar Sanat Atölyesinin ”Artiz Mektebi” İsimli Oyunundaydık.
1409 kez okundu
2
Konya’da Toplu Ulaşım Ücretlerine Art Arda Zam!
1340 kez okundu
3
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ Recep Tayyip ERDOĞAN!a Uyuşturucu ile Topyekûn Mücadele Çağrısı!
1305 kez okundu
4
ORTA DOĞU’NUN KIRILMA NOKTASI: İRAN DOSYASI VE REJİMİN GELECEĞİ. İnsan Hakları Eksperti DR. Abdullah BUKSUR İle Röportaj.
1232 kez okundu
5
Konya’da ki Üniversitelerde Neler Oluyor? Aşk skandalları!, Adam vurdurma!, C.n.yet!, İnt.h.r!
1168 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.