Toplumda sıkça dile getirilen “ahlak” kavramı üzerine çok konuşulur ama çoğu zaman neyin gerçekten kastedildiği belli değildir. Benim dikkatimi çeken nokta ise dini metinlerin çoğu kez farklı yorumlarla aktarılmasıdır. İnsanlar, bu metinlerde geçen kavramları kendi kültürlerine ve dönemlerine göre yorumlayabilir ve yorumlamışlardır da, bu da zamanla kavramsal bir karmaşa oluşturmuştur.
Tarihin her döneminde bazı insanlar veya yapılar, din temelli sağladıkları çıkarlar sayesinde toplumları etkilemeyi başarmıştır. Bir kişi ya da topluluk, bir başkasının zararına olacak uygulamalardan bilinçli şekilde fayda sağlıyorsa bu tutumun sonuçları bence hem toplumsal hem de vicdani olarak sorgulanmalıdır. Kim bir haksızlığın parçası hâline gelirse, sonuçlarına da ortak olur.
Toplumda yaşanan sıkıntılar karşısında insanlar çoğu zaman ya birbirine ya da ilahi bir yardım beklentisine yönelir ki, bu da içinde var olunan topluma bağlıdır genellikle. (Coğrafya kaderdir). Oysa adaletin tesisi için bireylerin haksızlık karşısında duyarlı ve kararlı olması gerekir. Haksızlığa sessiz kalan toplumlarda ilerleme ve huzur kolay-kolay sağlanmaz.
Geçmişimiz hep bizimle yürür; hatalarımız, yaşadıklarımız ve deneyimlerimiz geleceğimizin önüne set olabilir. Bu nedenle geçmişten ders almak, onunla barışmak ve gerektiğinde vedalaşmak gerekir. Bir insan ya da toplum geçmişin ağırlığına teslim olduğunda, geleceğini inşa etmekte zorlanır. İçinde kendimizi var olarak bulduğumuz ve yaşaya geldiğimiz dünyanın bence en büyük problemi de bu.
İnsanların değer verdiği bazı semboller, yapılar veya kişiler zamanla aşırı kutsallaştırılabiliyor. Bu durum, asıl önem verilmesi gereken ilkelerin geri planda kalmasına yol açıyor. Bir toplum, manevi ya da kültürel sembolleri yaşatabilir; bu doğal bir şeydir. Ancak hiçbir sembol, hiçbir yapı ve hiçbir kişi; adalet, doğruluk, dürüstlük, hak gözetme gibi temel değerlerin önüne geçmemelidir kanaatindeyim. Asıl önemli olan, hayatı bu ilkelere göre şekillendirebilmek ve şekillendirdiğimiz hayat yolculuğunda onurlu bir şekilde devam edip, bitirebilmeliyiz. Nede olsa herkes ve her şey ölecek…
Saygılarımla.
Gazeteci Yazar Tankutalp ALTUNSOY
#AhlakKavramı #DiniYorumlar #ToplumsalKarmaşa #Haksızlık #AdaletTesis #GeçmişinAğırlığı #Kutsallaştırma #TemelDeğerler #TankutalpAltunsoy #düşünmek
GÜNDEM
10 saat önceGÜNDEM
11 saat önceGÜNDEM
12 saat önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
23 saat önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
1 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önce
1
KONYA’NIN İNŞAAT HAFIZASI VE GELECEK VİZYONU: TANKUTALP ALTUNSOY SORDU, ADEM DOĞAN CEVAPLADI
2576 kez okundu
2
Konya Tarım Fuarı’nda Görsel Şölen Ticarete Dönüşmedi: Koridorlar Doldu, Kasalar Boş Kaldı
2130 kez okundu
3
BİR ÜRETİCİ EFSANESİNİN VEDASI: NAZİF KARABULUT’UN TERTEMİZ MİRASI
1643 kez okundu
4
BOZKIR’IN SOKAKLARINDA BİR ÖMÜR: ABDURRAHMAN UYAR İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
1633 kez okundu
5
MESLEĞE ADANMIŞ BİR ÖMÜR, LİYAKATLİ BİR YÖNETİM: TANKUTALP ALTUNSOY SORDU, İMO BAŞKANI ERDEM NALTEKİN CEVAPLADI
1588 kez okundu