Fabrikalar kapanıyor, işçi çıkarmaları dalga dalga yayılıyor, yaprak kıpırdamıyor! Sadece cüzdanlar değil, evlerdeki huzur ve toplumsal ahlak da iflasın eşiğinde. Bu gidiş, bir ekonomik krizden öte; toplumsal bir çöküştür!
Dostlar, bugün rakamların, grafiklerin ve süslü ekonomi terimlerinin bittiği yerdeyiz. Sahadan, fabrikadan ve mutfaktan gelen sesler artık tek bir şeyi haykırıyor: Bıçak kemiğe dayandı, hatta kemiği delip geçti!
Konya gibi sanayinin kalbi olan bir şehirde bile artık “yaprak kıpırdamıyor”. İşçi çıkarmaları birer birer değil, yüzlerce kişilik listelerle başladı. Birçok sektör, artan maliyetler ve talepsizlik nedeniyle ya fabrikasının kapısına kilit vuruyor ya da üretimini maliyetlerin daha düşük olduğu ülkelere kaydırıyor. Bizim “üretim üssü” dediğimiz alanlar, sessiz mezarlıklara dönüşmek üzere.
Piyasada nakit para yok denecek kadar az. Elinde üç beş kuruşu olan vatandaş da artık ticaret yapmaktan, yatırım yapmaktan korkuyor. Parası olan herkes; reel ekonomiden elini eteğini çekmiş, borsanın, altının veya gümüşün peşine düşmüş durumda. Kimse üretmiyor, kimse satmıyor; herkes sadece elindekini koruma, paradan para kazanma derdine düşmüş. Peki, bu çark nasıl dönecek? İnşaat sektörü, ekonominin lokomotifi derdik; şimdi o lokomotif raydan çıkmış, inşaatlar durma noktasına gelmiş vaziyette.
Kriz sadece sayılarla sınırlı kalsaydı bir şekilde atlatılırdı. Ancak bu kriz, sosyal hayatımızı bir kanser gibi sarıyor. Vatandaş neredeyse “yiyecek ekmek bulamayacak” noktaya geldi. Karnı aç olanın, evladı okula aç gidenin ahlakı ve sabrı sınanır. İşte bu yüzden;
Daha önce yayınlanan haberlerimizde “geçici bir daralma” olarak nitelendirilen bu durumun, bugün “derin bir depresyona” dönüştüğünü görüyoruz. Bugün Konya merkezde esnafın feryadı, geçmişteki hiçbir krize benzemiyor. Bu bir “sosyal felakettir”.
Anne-babasına şiddet uygulayan, kolay para uğruna kumarın ve uyuşturucunun pençesine düşen gençlik; aslında bu ekonomik enkazın altında kalan nesildir. Umudunu kaybeden insan, her şeyini kaybeder.
Eğer üretim ekonomisine geri dönülmezse, eğer esnafın ve işçinin feryadı duyulmazsa, bizi bekleyen şey sadece bir “durgunluk” değil, geri dönülemez bir “toplumsal yıkım” olacaktır. Yetkililere sesleniyorum: Saraylardan, rakamlardan kafanızı kaldırın ve sokağa, o ekmek alamayan babanın gözlerine bakın!
#işsizlik #ekonomi #kriz #yoksulluk #iflas #sosyaletki #suç #enflasyon #konya #objektif
GÜNDEM
17 saat önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
2 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
2 gün önce
1
KONYA’NIN İNŞAAT HAFIZASI VE GELECEK VİZYONU: TANKUTALP ALTUNSOY SORDU, ADEM DOĞAN CEVAPLADI
2692 kez okundu
2
Konya Tarım Fuarı’nda Görsel Şölen Ticarete Dönüşmedi: Koridorlar Doldu, Kasalar Boş Kaldı
2223 kez okundu
3
BİR ÜRETİCİ EFSANESİNİN VEDASI: NAZİF KARABULUT’UN TERTEMİZ MİRASI
1790 kez okundu
4
BOZKIR’IN SOKAKLARINDA BİR ÖMÜR: ABDURRAHMAN UYAR İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
1768 kez okundu
5
MESLEĞE ADANMIŞ BİR ÖMÜR, LİYAKATLİ BİR YÖNETİM: TANKUTALP ALTUNSOY SORDU, İMO BAŞKANI ERDEM NALTEKİN CEVAPLADI
1701 kez okundu