02 Mayıs 2026 Cumartesi
''TOPLUMA SAYGILI OLMAK'' Abdurrahman Berkcan yazdı.
''MİLLETİN EFENDİSİ'' Av. Ahmet Tamer yazdı.
''Çiftçinin hali'' Veteriner Hekim Ali Köker yazdı.
''Gençler mutsuz!'' Ayşe BOYACI Yazdı.
''KUL HAKKI MI ? DEDİNİZ...'' Ayşe Yavuz Yazdı.
''Kripto Para Borsası Neden Çöküyor, Kripto Para Neden Düştü, Kripto Borsası Bilinmeyenler''
“İşçinin ve emekçinin bayramı” olarak kutlanan 1 Mayıs, bugün ne yazık ki amacından sapmış, derin bir paradoksun ve ideolojik çatışmaların gölgesinde kalmıştır. Bugün, emeğin bayramında işçinin neden sahada değil de tezgah başında olduğunu ve 1 Mayıs’ın neden acilen reform edilmesi gerektiğini masaya yatırıyorum.
1 Mayıs, kökeni 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin “8 saatlik iş günü” talebiyle başlattığı büyük mücadeleye dayanan bir dayanışma günüdür. Tüm dünyada emeğin kutsallığını, çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve işçinin insan onuruna yakışır bir hayat sürmesini simgeler. Ancak günümüzde bu tarihi anlam, yerini bambaşka bir manzaraya bırakmıştır.
Bugün 1 Mayıs tablosuna baktığımızda gördüğümüz en büyük haksızlık şudur:
Mevcut haliyle 1 Mayıs’ın işçi haklarını savunmakla bir alakası kalmamıştır. Bu günün gerçek manasına kavuşması için köklü bir reform elzemdir:
Kıymetli okurlarım; Biz bugün sadece fabrikaların bacasının tütmesiyle övünemeyiz. O bacayı tüttüren işçinin ruhuna, karakterine ve ailesine nasıl dokunduğumuzu konuşmalıyız. 1 Mayıs, kutuplaşmanın değil, emeğin yüceltildiği bir şuur günü olarak yeniden inşa edilmelidir.
Gazeteci Yazar Tankutalp ALTUNSOY
#1Mayıs #İşçiBayramı #EmekVeDayanışma #EğitimSistemi #İşçiHakları #ToplumsalBarış #MilliBeka #TankutalpAltunsoy #KonyaHaber #Ekonomi #Reform #23NisanRuhu #İşGüvenliği #ÜretimVeEmek