18 Nisan 2026 Cumartesi
''TOPLUMA SAYGILI OLMAK'' Abdurrahman Berkcan yazdı.
''MİLLETİN EFENDİSİ'' Av. Ahmet Tamer yazdı.
''Çiftçinin hali'' Veteriner Hekim Ali Köker yazdı.
''Gençler mutsuz!'' Ayşe BOYACI Yazdı.
''KUL HAKKI MI ? DEDİNİZ...'' Ayşe Yavuz Yazdı.
''Kripto Para Borsası Neden Çöküyor, Kripto Para Neden Düştü, Kripto Borsası Bilinmeyenler''
935 yıl önce Hasan Sabbah tarafından ele geçirilerek tarihin en gizemli suikastlarına ev sahipliği yapan Alamut Kalesi, İran’daki Elbruz Dağları üzerinde tüm ihtişamıyla duruyor. Yapılan araştırmalara göre, 66 katlı bir kule yüksekliğine denk gelen bu kale, sarp uçurumlarla çevrili konumuyla dikkat çekiyor ve bu yüzden “Kartal Yuvası” olarak da anılıyor.
Alamut Kalesi, UNESCO’nun Dünya Kültürel Miras Listesi‘ne aday gösterildi. Bu statü, kalenin dünya çapındaki kültürel önemini bir kez daha vurguluyor. UNESCO heyetinin yapacağı inceleme öncesinde kalede yoğun bir restorasyon ve hazırlık çalışması yürütülüyor. Ziyaretçilere kapalı olmasına rağmen, kale yolları asfaltlanıyor ve tabelalar yenileniyor. Hatta kalenin karşısındaki bir sokağa “Hasan Sabbah Sokağı” adının verilmesi, bu tarihi figüre olan ilginin devam ettiğini gösteriyor.
Kaleye ulaşmak için Tahran’dan karayoluyla Kazvin’e, oradan da zorlu dağ geçitlerinden geçmek gerekiyor. Kalenin eteklerinde bulunan Gazordaşt köyü, vişne ve kiraz bahçeleriyle dolu, huzurlu bir atmosfere sahip. Ancak kaleye yaklaştıkça, bu tarihi mekanın ürkütücü ve gizemli havası hissediliyor. Alamut Kalesi’nin bu büyüleyici ve aynı zamanda ürkütücü yapısı, onu hem tarihçiler hem de maceraperestler için eşsiz bir destinasyon haline getiriyor.
Bu bir Merve Çalışkan haberidir.