18 Nisan 2026 Cumartesi
''TOPLUMA SAYGILI OLMAK'' Abdurrahman Berkcan yazdı.
''MİLLETİN EFENDİSİ'' Av. Ahmet Tamer yazdı.
''Çiftçinin hali'' Veteriner Hekim Ali Köker yazdı.
''Gençler mutsuz!'' Ayşe BOYACI Yazdı.
''KUL HAKKI MI ? DEDİNİZ...'' Ayşe Yavuz Yazdı.
''Kripto Para Borsası Neden Çöküyor, Kripto Para Neden Düştü, Kripto Borsası Bilinmeyenler''
Orta Doğu’yu yangın yerine çeviren savaşın 17. gününde Tahran yönetimi, cephe hattından çok iç güvenliği sarsacak dev bir operasyona imza attı. İran Polis Şefi Ahmadreza Radan, İsrail ve ABD adına casusluk yaptığı belirlenen 500 kişinin kıskıvrak yakalandığını duyurdu.
16 Mart 2026 sabahı yapılan resmi açıklamada, tutuklanan kişilerin savaşın gidişatını doğrudan etkileyecek hayati bilgileri düşman kuvvetlere aktardığı belirtildi. İddiaya göre bu 500 kişi; İran’daki askeri tesislerin, saldırı noktalarının görüntülerini ve koordinatlarını İsrail (Mossad) ve ABD (CIA) istihbarat birimleriyle paylaşıyordu.
İran Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi, operasyonun detaylarına ilişkin yayımladığı bildiride çarpıcı bir suçlamada bulundu. Batı Azerbaycan eyaletinden Tahran’a kadar yayılan bu casus ağının, sadece bilgi toplamakla kalmadığı, aynı zamanda ülkede bir “iç isyan” başlatmak için paralı asker olarak görevlendirildiği öne sürüldü.
Açıklamada, “Siyonist düşman ve ABD, ülkemizi sadece dışarıdan işgal etmeye değil, içerideki işbirlikçileriyle toplumsal bir patlama yaratmaya çalışıyor” ifadeleriyle sinsi plana dikkat çekildi.
İran medyasına yansıyan bilgilere göre, yakalanan kişilerin büyük bir kısmı sosyal medya ve şifreli dijital kanallar üzerinden askeri noktaların konumlarını sızdırırken tespit edildi. Özellikle Batı Azerbaycan eyaletinde dün tutuklanan 20 kişinin, İsrail’in hava saldırılarına rehberlik edecek güvenlik bilgilerini aktardığı kesinleşti.
Uzmanlar, savaşın üçüncü haftasına girilirken İran’ın bu geniş çaplı tutuklama hamlesini iki nedene bağlıyor:
Savaşın uzamasıyla birlikte İran’ın bu operasyonları daha da derinleştirmesi ve “dijital sıkıyönetim” önlemlerini artırması bekleniyor.
“Bir ülkenin en büyük sınavı dışarıdaki düşmanla değil, içerideki ‘görünmez’ elledir. 500 kişilik bir casus ağının aynı anda deşifre edilmesi, savaşın sadece cephede değil, siber ve istihbarat alanında ne kadar kanlı geçtiğinin kanıtıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; bu tür devasa operasyonlar bazen kurunun yanında yaşın da yanmasına neden olabilir. İran’ın adalet mekanizmasının bu süreçte ne kadar şeffaf kalacağı, uluslararası kamuoyunun merak konusu.”
#İran #Casusluk #Mossad #CIA #İstihbarat #OrtaDoğuSavaşı #SonDakika #Güvenlik