18 Nisan 2026 Cumartesi
''TOPLUMA SAYGILI OLMAK'' Abdurrahman Berkcan yazdı.
''MİLLETİN EFENDİSİ'' Av. Ahmet Tamer yazdı.
''Çiftçinin hali'' Veteriner Hekim Ali Köker yazdı.
''Gençler mutsuz!'' Ayşe BOYACI Yazdı.
''KUL HAKKI MI ? DEDİNİZ...'' Ayşe Yavuz Yazdı.
''Kripto Para Borsası Neden Çöküyor, Kripto Para Neden Düştü, Kripto Borsası Bilinmeyenler''
Orta Doğu’da devletler arası güç savaşları tırmanırken, madalyonun karanlık yüzünde yine masum halk var. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve üretim tesislerinin durması, füzelerin vurduğu şehirlerden çok daha büyük bir yıkımı sessizce mutfaklara taşıyor: Açlık ve ekonomik yıkım.
Bölgede ateşlenen her füze, sadece askeri hedefleri değil, aynı zamanda dünyanın gıda güvenliğini de havaya uçuruyor. 08 Mart 2026 itibarıyla gelen veriler, savaşın acımasız faturasını bir kez daha sivillerin önüne koydu. Üretim hatlarının durması ve gübre fiyatlarının 635 dolara kadar fırlaması, önümüzdeki günlerde milyonlarca insanın en temel hakkı olan gıdaya erişemeyeceği anlamına geliyor.
Savaş sadece cephede değil, boşalan tencerelerde de can yakıyor. Azotlu gübreye erişemeyen çiftçiler, ekim yapamadıkları için toprak küserken, bu durum market raflarına zam yağmuru olarak yansıyor. Uzmanlar, küresel gıda üretiminin yarısının dayandığı sentetik gübrelerin yokluğunun; ekmek, makarna ve patates gibi halkın temel besin maddelerini birer “lüks” haline getireceği uyarısını yapıyor.
Siyasetçiler ve generaller stratejik hamleler yapadursun, Orta Doğu’daki bu krizin bedelini en ağır şekilde yine dar gelirli aileler ödüyor.
Ankara ve dünya başkentlerinden gelen analizler tek bir gerçeği haykırıyor: Savaşın barutu dumanı dağıldığında geriye kalan; harabeye dönmüş şehirler, toprağa düşen canlar ve açlıktan bitap düşmüş kitleler oluyor.
#SavaşınBedeli #HalkEziliyor #GıdaKrizi #Sefalet #OrtaDoğu #İnsanlıkDramı