Yıldız Holding bünyesindeki ŞOK Market’in Trabzon deposu, 21. yüzyılın toplama kampına dönmüş durumda. Havalandırması olmayan, işçisine uyuz bulaştıran, asgari ücretin üzerine sadece 509 TL “lütfeden” bu sömürü çarkı, artık sadece ekonomik bir sorun değil, bir insanlık suçudur!
Dostlar, bugün size “üç harfli” bir devin görkemli reklamlarını değil, o parıltılı rafların arkasındaki karanlık mahzenleri anlatacağım. Trabzon’dan yükselen feryat, aslında tüm Türkiye’deki emekçilerin ortak çığlığıdır. Kapitalist düzenin o devasa çarkları dönsün diye, insan hayatı bir barkod kadar değersizleştiriliyor.
Haber merkezimize düşen görüntüler ve ifadeler dehşet verici. Bir depo düşünün; havalandırma yok, güneş ışığı yok, her yer toz ve pislik içinde. Öyle bir hijyen rezaleti yaşanıyor ki, çalışanlar arasında uyuz vakaları baş göstermiş. 2026 yılında, teknoloji çağında, bir holdingin deposunda insanlar orta çağ hastalıklarıyla boğuşuyor! İşte kapitalizmin “verimlilik” dediği şey budur: İşçinin sağlığını maliyet olarak görüp, onu pisliğin içine gömmek.
Daha önce köşemde yazdım; kira 20 bin, asgari ücret 29 bin (Ocak 2026 verisiyle devletin belirlediği rakam üzerinden). Bu dev holding ne yapıyor? Devletin verdiği asgari ücretin üzerine sadece 509 TL koyuyor ve buna “iyileştirme” diyor. Dalga mı geçiyorsunuz? Bir paket çocuk bezinin, bir kilo etin fiyatından haberi olmayan plazalardaki beyler, işçinin alın terini bu komik rakamla satın alabileceklerini sanıyorlar. Bu, işçinin aklıyla alay etmektir; bu, emeğe yapılan bir hakarettir.
İşçi hak aradığında, “Nefes alamıyoruz, hastalanıyoruz” dediğinde aldığı cevap ise tam bir kapitalist zorbalık: “Ya çalışın ya gidin!” Bu cümle, “Ya benim kölem olursun ya da dışarıdaki işsizler ordusuna katılıp aç kalırsın” demektir. İnsanları açlıkla terbiye etmeye çalışmak, onları hastalık saçan depolara hapsetmek hangi vicdana, hangi kitaba sığar?
Bu düzen, sadece raflardaki ürünleri değil, o ürünleri oraya dizen elleri, o kolileri taşıyan sırtları tüketiyor. Parası olanın borsada, altında, gümüşte halkın birikimini çarptığı yetmiyormuş gibi; reel sektörün devleri de işçinin kanını emerek kâr rekorları kırıyor. İnşaatlar durmuş, piyasada yaprak kıpırdamıyor ama bu “üç harfli” sömürü mekanizması durmuyor. Çünkü onlar için insan, sadece değiştirilebilir bir yedek parçadır.
Son Söz: Trabzon’daki o onurlu işçiler iş bırakarak sadece kendileri için değil, tüm Türkiye’deki ezilenler için ayağa kalktılar. Eğer biz bugün bu haksızlığa sessiz kalırsak, yarın o deponun tozunda boğulan bizim evlatlarımız olacaktır. Kapitalist canavarın doyma sınırı yoktur; onu ancak örgütlü bir bilinç ve hak arayışı durdurabilir!
#exploitation #protest #laborrights #capitalism #injustice #strike #warehouse #health #sömürü #protesto #işçihakları #kapitalizm #adaletsizlik #grev #depo #sağlık #trabzon #konya #objektif
GÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
6 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
13 gün önceGÜNDEM
14 gün önceBASIN ÖZGÜR KALMALI
14 gün önce
1
KONYA İMO SEÇİMLERİNDE TARİHİ “MOR” DİRENİŞ: “BİZ DE VARIZ” DİYEN KADINLARIN ZAFERİ!
814 kez okundu
2
KONYA İMO’DA “GENÇLİK” DEVRİMİ: ERDEM NALTEKİN BÜYÜK FARKLA KAZANDI!
638 kez okundu
3
SOKAKTAKİ SESSİZ KIYAMET: ”SANAL KUMAR VE UYUŞTURUCU” KONYA’NIN GENÇLİĞİ ELİMİZDEN KAYIP GİDİYOR!
610 kez okundu
4
Kaosun Mimarları ve Kanla Beslenen Çark: Küresel Savaşın Perde Arkası
530 kez okundu
5
ŞAMİL TAYYAR’DAN DEM’E SERT MUHTIRA: “BU İŞ DAHA BAŞLAMADAN BİTMİŞTİR!”
515 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.